|

TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ'NİN
IŞIĞI DOĞU TÜRKİSTAN'I AYDINLATACAK
 |
Sayın Adnan Oktar bundan kısa bir süre önce yaptığı açıklamalarda, BAV ve Milli
Değerleri Koruma Vakfı'nın Türk İslam Birliği'nin kurulması ve zorluk içindeki
tüm Müslümanların huzura ve güvenliğe kavuşması için büyük bir kültürel atılıma
öncülük yapacağını müjdelemişti. Kamuoyunun, Türk İslam Birliği'nin önemi ve
aciliyeti, nasıl bir birlik olacağı, mevcut sorunlara ne şekilde çözüm
getireceği gibi konularda bilgilendirilmesini ve bilinçlendirmesini kapsayan bu
kültürel çalışma etkilerini göstermeye başladı. Kafkasya'da ve Ortadoğu'da
yaşanan hayati gelişmelerin yanı sıra, uzun süredir neredeyse unutulmaya yüz
tutan Doğu Türkistan da son dönemlerde Türk basınında yeniden gündeme gelmeye
başladı. başladı.
devamı...
|


SAYIN ADNAN OKTAR'IN
ÇALIŞMALARI ETKİSİNİ GÖSTERİYOR:
ORTADOĞU'DA DOSTLUKLAR
KURULUYOR
 |
Sayın Adnan Oktar eserlerinde Müslümanların, Kitap
Ehli (Museviler ve Hıristiyanlar) ile dost ve kardeş olduklarını, bu dostluğun
Ortadoğu'ya ve dünyaya barış getireceğini anlatmaktadır.
Gelin Birlik Olalım isimli
kitabında, Hıristiyanların, Musevilerin ve Müslümanların aynı Allah'a iman
ettiklerini, aynı peygamberlere iman edip sevdiklerini, hepsinin meleklere,
ahiret gününe inandıklarını dolayısıyla dost olmamaları için hiçbir sebep
olmadığını yazan Sayın Oktar, açıklamalarında da Yahudi ve Hıristiyanlara karşı
şefkatle ve merhametle yaklaşılması gerektiğinin üzerinde durmaktadır. Bu sevgi
ve şefkat yaygınlaştığında, başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın sorunlu
bölgelerinde kültürler arası anlaşmazlıklar ve çatışmalar son bulacak, barış ve
huzur hakim olacaktır.
Sayın Adnan Oktar'ın bu yöndeki açıklamaları kısa süre içerisinde etkisini
göstermeye başlamış, uzun yıllardır aralarında anlaşmazlık olan toplumlar
arasında dahi dostane ilişikiler kurulması için adımlar atılmıştır. Bunlardan en
dikkat çekici olanı, İran Cumhurbaşkanı Sayın Mahmud Ahmedinejad'ın New York
ziyareti sırasında Yahudi din adamlarıyla biraraya gelmesi ve sevgi ve dostluk
mesajları vermesidir. devamı...
|


YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA YERLE BİR
ETTİ
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist
telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'nın Avrupa'da
dağıtımıyla, ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin
bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler
önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu.
Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir
azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim
olduğunu göstedi. devamı...


ADNAN OKTAR'IN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANAN 'İKİ
DEVLET TEK MİLLET OLARAK AZERBAYCAN-TÜRKİYE
BİRLEŞSİN' BAŞLIKLI İLANLARIN ETKİSİ
 |
Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız
Abdullah Gül, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan
Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan Kazakistan'da biraraya geldiler. Bu dostane
birliktelik 6 Temmuz'ta Hürriyet Gazetesinde 'Özlenen Tablo' haberleriyle
gündeme geldi.
Sayın Adnan Oktar, röportajlarında pek çok kez Azerbeycan ve Türkiye'nin 'İki
Devlet Tek Millet' olarak birleşmesini ve Ermenistan'ın da tarihi husumetleri
geçmişte bırakarak dostça ve kardeşçe bir yaklaşım içinde olması gerektiğini
dile getirmiştir. Bu hedef, Mayıs ayının son günlerinde "İki Devlet Tek Millet
Olarak Azerbeycan-Türkiye Birleşsin" başlığı altında gazete ilanlarına
yansımıştır. Söz konusu çağrılar ve ilanlar hemen etkisini göstermiş ve akabinde
Azerbaycan, Ermenistan ve Türkiye'nin umut verici şekilde biraraya geldiği
görülmüştür. Bu, elbette çok sevindirici bir gelişmedir. Nitekim Sayın Adnan
Oktar yıllardır Türk-İslam Birliği, İslam'ın yükselişi, dünyanın barış ve rafah
içinde yaşaması için kanaat önderliği yaparak çaba harcamakta ve sonunda olumlu
adımların atılmasına vesile olmaktadır. devamı...
|

SAYIN ADNAN OKTAR'IN '10-2O YIL İÇİNDE TÜRKİYE SÜPER
DEVLET OLACAK' MÜJDESİ ADIM ADIM GERÇEKLEŞİYOR
Son dönemde yaşananlar Türkiye'nin dış
politikada her geçen gün etkinliğinin arttığını, doğal olarak liderlik görevi
üstlenmeye başladığını göstermektedir. Ve tüm bu gelişmelerle Sayın Adnan
Oktar'ın söyledikleri arasında büyük paralellik bulunmaktadır. Türk Milleti'nin
umutvar olması gerektiğini; gelecekte Türkiye'nin çok önemli bir rol
üstleneceğini ve bu rolü layıkıyla yerine getirerek takdir toplayacağını sık sık
müjdeleyen Sayın Adnan Oktar'ın söyledikleri bir bir çıkmaktadır. Yaklaşık 600
yıl boyunca milyonlarca kilometrekarelik alana nizam vermiş, her dilden, her
dinden insanı bayrağı altında huzur ve güvenlik içinde yaşatmış olan Osmanlı'nın
varisi olarak Türkiye, Türk-İslam aleminin lideri olmaya taliptir. Bu talebinin
en önemli göstergelerinden biri de özellikle son aylarda dozu gittikçe artan
barış ve istikrar sağlayıcı, arabulucu rolüdür. Bu konudaki gelişmelerle ilgili
basında çıkan haberler aşağıda yer almaktadır.i
basında çıkan haberler aşağıda yer almaktadır.
devamı...


SAYIN ADNAN OKTAR'IN DOSTLUK VE KARDEŞLİK MESAJLARININ BASINDAKİ YANSIMALARI:
ERMENİSTAN'LA KURULAN TARİHİ DOSTLUK
Sayın Adnan Oktar son dönemlerde yaptığı açıklamalarda, dostluk ve sevginin
üzerinde durmakta, başta Kafkaslar olmak üzere tüm bölgede barışçı ve uzlaşmacı
bir politika izlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sayın Oktar'ın
konuşmalarında ifade ettiği en önemli müjdelerden biri çok yakında Türk-İslam
Birliği'nin kurulacağı, bu büyük birliğin ilk adımının da Azerbaycan ve
Türkiye'nin tek millet, iki devlet olarak birleşeceğidir. Bu birliğin sağlanması
için gerekli alt yapının hazır olduğunu bildiren Sayın Oktar, Ermenistan'la
kurulacak dostluk ilişkilerinin de bunda önemli bir adım olduğuna dikkat çekmiş
ve Türk Milleti'nin Ermenistan'a bakış açısının sevgi ve merhamet temelli
olduğunu, sevgiyle yaklaşıldığında bütün sorunların çözüme kavuşacağını
söylemiştir. Konuyla ilgili olarak, Sayın Adnan Oktar'ın fahri başkanlığını
yaptığı Milli Değerleri Koruma Vakfı gazetelere birçok ilan vermiş, Sayın Adnan
Oktar'ın pek çok makalesi yayınlanmış ve Sayın Oktar çıktığı tüm televizyon
programlarında bu konuyu ısrarla gündeme getirmiştir. Tüm bunların ardından çok
güzel gelişmeler gündeme gelmiş, özellikle Türkiye-Ermenistan ilişkileri başta
olmak üzere, dostluk, kardeşlik ve birlik çağrıları hayata geçmeye başlamıştır.
Son dönemlerde konuyla ilgili basında çıkan haberler birarada incelendiğinde, bu
tarihi gelişmeyi takip etmek daha kolay olacaktır. Aşağıda Türkiye Ermenistan
ilişkilerindeki dostluğun pekişmesiyle ilgili gazete haberleri ile aydılarımızın
ve köşe yazarlarının bu konudaki yorumları yer almaktadır.
devamı...


PAPA'NIN FRANSA
ZİYARETİNİN ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK:
YARATILIŞ ATLASI'NIN ARDINDAN FRANSA'DA DİN GÜÇLENİYOR
"KENDİMİZİ DİNDEN MAHRUM ETMEK BİR DELİLİK VE KÜLTÜRÜMÜZ İLE DÜŞÜNCEMİZE KARŞI
BİR HATA OLUR."
SARKOZY
Aydınlanmanın, yani materyalizmin ve din ahlakına karşı felsefi akımların, çıkış
yeri ve adeta merkezi olarak kabul edilen Fransa, çok güzel ve olumlu bir
değişim süreci yaşıyor. Bu büyük kültürel değişim, Sayın Adnan Oktar'ın dev
eseri Yaratılış Atlası'nın Fransa'ya ulaşmasıyla başladı. Yaratılış Atlası'yla
tanışan Fransızlar, Atlas'ta yer alan ve Darwinizm'i bilimsel olarak yerle bir
eden gerçekleri gördükten sonra, yaklaşık 1.5 asırdır aldatılmış oldukları
gerçeğini kavrayıp din ahlakına yönelmeye başladılar. Bu yönelişin ilk
göstergelerinden biri, Science Actualités adlı Fransız bilim sitesi tarafından
yapılan anket oldu. Bu anketin sonuçlarına göre, bir zamanların en Darwinist
ülkesinde fikri bir devrim gerçekleşmiş ve Darwinizm'e inanların sayısında ciddi
bir düşüş yaşanmıştı. Ankette, insanların evrimle oluşmadığına inananların oranı
%92, evrime inananların oranı ise %5 olarak çıktı.
devamı...


ERMENİSTAN İŞGAL ETTİĞİ TOPRAKLARDAN ÇEKİLME KONUSUNDA GÖNÜLLÜ
Sayın Adnan Oktar'ın, Ermenistan'ı kardeşliğe ve
sevgiye davet eden, Azerbaycan'la Türkiye'nin iki devlet tek millet olarak
birleşmesinin aciliyetini vurgulayan açıklamalarının ardından her geçen gün
önemli bir gelişme yaşanıyor. Son olarak da, Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün
"Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilme konusunda gönüllü
olduğu" yönündeki açıklamaları gündeme geldi. Sayın Adnan Oktar da
bundan bir iki ay önce kendisiyle yapılan bir televizyon röportajında
"Ermeni kardeşlerimiz inşaAllah Laçin Koridoru'nu da severek ve isteyerek
açacaklar" demişti. Önemli olanın sevgiyi ve kardeşliği karşı tarafa
tam hissettirmek ve samimi davranmak olduğuna dikkat çeken Sayın Oktar,
Ermenistan'ın yakın zamanda Karabağ'dan da çekileceğini müjdelemişti. Bu güzel
gelişmelerin her biri, Türk-İslam Birliği'ne doğru adım adım ilerlediğimizin
göstergesidir, Allah'ın izniyle 21. yüzyıl sevgi, kardeşlik ve muhabbet yüzyılı
olacaktır. devamı...

SAYIN GENELKURMAY BAŞKANI İLKER BAŞBUĞ DİYARBAKIR GEZİSİNDE
ÇOK ÖNEMLİ MESAJLAR VERDİ
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, Diyarbakır
gezisi sırasında terörle mücadelenin etkili olması ve terörün tamamen son
bulması için Sivil Toplum Kuruluşlarının yürüteceği eğitim ve kültür
faaliyetlerinin şart olduğuna dikkat çekti. Özellikle gençlerin iyi ve doğru
eğitim almasının terör sorununu büyük oranda çözeceğini belirtti. "Diyabakır'ı
ve Diyarbakırlıyı seviyoruz" sözleriyle sevgi ve muhabbetin gerekliliğine işaret
etti. "Vanlısı, Karslısı, Erzurumlusu, Edirnelisi, işte bu ya! Birkaç münafık
ortalığı bozuyor. Münafıklara fırsat vermeyelim" sözleriyle de
birliğin, dostluğun ve kardeşliğin bir kere daha önemini vurgulayan Sayın
Başbuğ, "Terörle mücadeleyi Türkiye'nin tüm sivil kurum ve
kuruluşlarıyla topyekün sürdürmeliyiz" dedi.
devamı...


ŞAM ZİRVESİ'NDEN ÖNEMLİ MESAJLAR
Şam'da Türkiye, Suriye, Fransa ve Katar'ın katılımıyla düzenlenen "İstikrar İçin
Diyalog Zirvesi", Türkiye'nin son dönemde Ortadoğu'da ve Kafkaslarda yürüttüğü
aktif, öncü politikanın ne kadar önemli ve gerekli olduğunu yeniden ortaya
koydu. Türkiye'nin özellikle, Suriye İsrail barış görüşmelerinde yaptığı
arabuluculuk görevi toplantıda takdirle anıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas
Sarkozy;
|
"Türkler müthiş bir iş çıkardı. Bu,
doğrudan müzakerelerle sonuçlanmalı. GİRİŞTİĞİ BU EYLEM NEDENİYLE BÜTÜN AVRUPA
TÜRKİYE'YE MİNETTARDIR." |
sözleriyle, Türkiye'nin üstlendiği sorumluluğun ne kadar önemli
olduğunu ve Türkiye'nin bu konuda son derece başarılı olduğunu gündeme getirdi.
Bu gelişmelerin Sayın Adnan Oktar'ın yaptığı açıklamalarla büyük uyum içerisinde
olması da çok dikkat çekicidir. Sayın Oktar konuşmalarında, Türkiye'nin komşu
bölgelerde ve dünyada kardeşliğinin, sevginin, dostluğun hakim olmasına vesile
olan büyük bir ülke olacağını; Türkiye'nin öncü olmasıyla Filistin'in,
Suriye'nin, Irak'ın, İsrail'in, Ermenistan'ın, Doğu Türkistan'ın, Rusya'nın,
Amerika'nın kısaca tüm dünyanın çok rahat edeceği bir sistem meydana
getirileceğini; Türkiye'nin faaliyetlerinden Avrupa'nın da Amerika'nın da
memmuniyet duyacağını vurgulamaktadır. Meydana gelen gelişmeler, Sayın Adnan
Oktar'ın söylediklerinin son derece doğru, son derece isabetli olduğunu bir kez
daha teyit etmektedir. devamı...

TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ'NDE
ÖNEMLİ BİR AŞAMA: İSLAM ORTAK PAZARI
İslam aleminde, ekonomik iş birlikleri oluşturulması ve ortak yatırımlar
yapılması Türk-İslam Birliği'nin önemli hedeflerinden biridir. Kalkınmanın
hızlanmasına, ekonominin güçlenmesine, fakirliğin ve yokluğun hızla azalmasına
vesile olacak bu girişimler Türk İslam dünyasının birliğinin pekişmesi açısından
da son derece önemlidir. Sayın Adnan Oktar da açıklamalarında, Müslüman ülkeler
arasındaki ekonomik dayanışma üzerinde önemle durmakta, Türk-İslam Birliği'nin
diğer tüm konularda olduğu gibi, ekonomik sorunların çözülmesinde de en önemli
ve etkili yol olacağını ifade etmektedir. Müslüman ülkeler arasında ticari
faaliyetlerin çok rahat olması gerektiğine, insanların rahat bağlantılar
kurabilmeleri, kolay yatırım yapabilmeleri gerektiğine dikkat çekmektedir.
devamı...


SAYIN ADNAN OKTAR'IN DARWINİZM'LE İLMİ MÜCADELEYİ TEŞVİK EDEN
AÇIKLAMALARININ ETKİSİ
Sayın Adnan Oktar 1979 yılından bu yana yaklaşık 30 yıldır Darwinizm'e karşı
büyük bir ilmi mücadele yürütmektedir. Ve bu mücadele Darwinizm'in ilmen yerle
bir olmasının en önemli vesilelerinden biri olmuştur. 70'li yıllarda Türkiye'de
Darwinizm'e inananların oranı %90'ları bulurken, bugün Türkiye dünyada
Darwinizm'e en az inanılan ülke olmuştur. Elbette bunda Sayın Adnan Oktar'ın
evrim teorisiyle ilgili hazırlamış olduğu 100'den fazla kitabın, Sayın Adnan
Oktar'ın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan onlarca internet sitesinin ve
belgeselin, yüzlerce makale ve gazete ilanının çok büyük etkisi vardır. Tüm bu
çalışmalar, Darwinizm'in geçersizliği konusunda halkın tam anlamıyla
bilinçlenmesini sağlamıştır. devamı...

YARATILIŞ ATLASI
EVRİME BİR DARBE DAHA İNDİRDİ:
ALASKA VALİSİ, OKULLARDA YARATILIŞ'IN OKUTULMASI GEREKTİĞİNİ AÇIKLADI
Sayın Adnan Oktar'ın dev eseri Yaratılış Atlası, önce Avrupa'da sonra da ABD,
Rusya, Brezilya, Çin, İspanya, İsrail gibi dünyanın dört bir yanında büyük yankı
uyandırdı. Bu dev eserde yer verilen sayısız yaşayan fosil örneği, Darwinistleri
derin bir sessizliğe gömdü. Yaratılış Atlası'nda Sayın Adnan Oktar'ın ortaya
koyduğu net ve somut bilimsel delillere karşı hiçbir akılcı ve bilimsel açıklama
getiremeyen Darwinistler için yenilgiyi kabul etmekten başka çare kalmadı. Hatta
ünlü İtalyan gazetesi Corriera Della Sera'da Yaratılış Atlası'yla ilgili bir
yazıda, "Ama kesin olarak bildiğimiz şey, bizim kaybedenler olacağımız"
satırlarıyla bu gerçeği itiraf ettiler. devamı...


SAYIN ADNAN OKTAR NE DEMİŞTİ NE OLDU: TÜRKİYE-ERMENİSTAN DOSTLUĞU GELİŞİYOR
Sayın Adnan Oktar'ın yaptığı tüm açıklamalar teker teker gerçekleşiyor,
söyledikleri bir bir oluyor. Ermenistan'la Türkiye arasında ve Türkiye'nin
öncülüğünde Ermenistan'la Azerbaycan arasında yakın tarihte örneği pek
görülmemiş bir dostluk ortamı oluşmaya başladı.
Bu güzel gelişmelerin, Sayın Adnan Oktar'ın eselerinden faydalanılarak
hazırlanan "Azerbaycan Türkiye, İki Devlet Tek Millet Olarak Birleşsin" başlıklı
gazete ilanlarının ve Sayın Oktar'ın açıklamalarının hemen arkasından yaşanması
ise son derece dikkat çekici. Bu ilanda, Azerbaycan ve Türkiye ittifakının bir
an önce tesis edilmesi gerektiği üzerinde durulmuş ve Ermenistan'a dostluk
çağrısı yapılmıştı. Tüm eski anlaşmazlıkların geçmişte bırakılarak, yeni bir
dönem başlatılması gerektiğine dikkat çekilen ilanda, "Ehl-i Kitap olan
Ermenilerle Türk Milleti'nin dostça yaşaması gerektiği, düşmanlık duygularıyla
yaşamanın kültürel olarak da ekonomik olarak da kimseye faydasının olmadığı,
müreffeh ve aydınlık bir Ermenistan'ın yolunun kardeşlik ve sevgiden geçtiği,
Ermenistan'ın komşularına karşı izlediği siyasetin İncil'e de uygun olarak sevgi
temelli olmasının şart olduğu, Azerbaycan ve Türkiye'nin birleşmesiyle oluşacak
dostluk ortamından Ermenistan'ın da fayda göreceği" belirtilmişti.
devamı...

TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM: KAFKAS İTTİFAKI
Sayın Adnan Oktar'ın çok yönlü ilmi çalışmalarını ve Türk-İslam Birliği'nin
kurulmasının aciliyetini ve önemini vurgulayan açıklamalarını takiben, bu
birliğin tesis edilmesi yolunda her geçen gün önemli bir gelişme yaşanıyor. Son
birkaç ay içinde, Türk Birliği Meclisi'nin kurulması, yapılan D8 ve İslam
Konferansı Teşkilatı toplantılarında temel konu olarak İslam Birliği'nin
işlenmesi, Müslüman aleminin dört bir yanından birlik seslerinin yükselmesi,
Sayın Ahmedinejad'ın Türkiye ziyareti sırasında Sünni imamın arkasında namaz
kılarak Sünni-Şii ittifakını destekleyen tavırları ve açıklamaları bu
gelişmelerden sadece birkaçı. devamı...


AFRİKA DA TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ'NE YÖNELİYOR
Topraklarının en geniş olduğu dönemde sınırları 24 milyon km2'yi bulan Osmanlı
İmparatorluğu, Fas, Tunus, Cezayir'e kadar barış ve huzuru yaymış gerçek bir
cihan imparatorluğu idi. Nitekim, Osmanlı döneminde tesis edilen refah ve
güvenlik, halen bu topraklarda özlemle ve sevgiyle anılmaktadır. Bugün de Afrika
devletleri ve milletleri, üstelik sadece Kuzey Afrika ülkeleri de değil,
Türkiye'nin önderliğinde bir ittifak oluşturmaya yönelmiş ve tarihi bir süreç
başlamıştır.
Hiç şüphesiz bu süreçte, Sayın Adnan Oktar'ın Türk-İslam Birliği'nin tesis
edilmesi için başlattığı kültürel seferberliğin çok büyük bir etkisi vardır.
Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye ilk defa bu kadar atak ve etkili bir politika
izlemekte ve ilk defa politikaları bu kadar geniş bir çevrede destek
görmektedir. Sayın Adnan Oktar'ın 2003 yılında yayınladığı
İslam Birliği'ne Çağrı kitabı, konuyla ilgili pek çok
gazete ve dergide yayınlanan makalesi, Sayın Oktar'ın eserlerinden
faydalanılarak hazırlanan Türk-İslam Birliği konulu internet siteleri, belgesel
filmleri, gazete ilanları, özellikle de Sayın Adnan Oktar'ın televizyon ve
gazetelerle yaptığı röportajlardaki açıklamaları hem Türkiye'de hem de dünya
genelinde önemli bir kamuoyu kanaati oluşturmaktadır.
devamı...


SAYIN ADNAN OKTAR'IN BİRLİK MESAJLARI HAYATA GEÇİYOR
Sayın Adnan Oktar'ın özellikle son dönemlerde Türk-İslam Birliği'nin üzerinde
ısrarla durmasıyla, başta Ortadoğu olmak üzere tüm İslam coğrafyasında çok
hayırlı bir hareket, tarihi bir atılım başladı. İran, Suriye, Irak, Filistin,
Azerbaycan ve diğer tüm İslam ülkelerinden "Hemen birlik olalım, bizler
kardeşiz, birlik Müslümanlar için hayatidir" sesleri, şimdiye dek olmadığı
kadar yüksek çıkmaya başladı. Üstelik bunlar sadece yazarların veya
araştırmacıların yorumlarıyla da sınırlı değil. Türk-İslam ülkelerinin üst düzey
devlet yöneticileri ve kanaat önderleri de İslam Birliği'nin önemine her
zamankinden çok değinmeye, hatta bu yolda çok önemli adımlar atmaya başladılar.
Ortak ekonomik girişimler oluşturuldu, ortak yatırımların sayısı arttı, birlik
meclisleri tesis edildi. Siyasetçilerin ve düşünürlerin ortak kanaati,
Türk-İslam Birliği'nin kurulmasının artık an meselesi olduğu yönünde.
devamı...
.jpg)

TÜRKİYE'NİN ETKİNLİĞİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Sayın Adnan Oktar’ın eserlerinde ve kendisinin eserlerinden faydalanılarak
hazırlanan makalelerde, belgesellerde, gazete ilanlarında Türkiye’nin
önderliğinde Türk-İslam Birliği’nin tesis edilmesi konusu üzerinde önemle
durulmaktadır. Büyük cihan imparatorluğu Osmanlı’nın varisi olarak Türkiye’nin,
Türk İslam coğrafyasına özlenen barışı ve adaleti getirme gücüne ve yeteneğine
sahip olduğuna dikkat çekilmekte ve milli stratejimizin bu yönde olması
gerektiği vurgulanmaktadır. Son dönemlerde tam da Sayın Adnan Oktar’ın dikkat
çektiği şekilde Türkiye, Türk-İslam coğrafyasının en etkin ülkelerinden biri
olma yolunda hızla ilerlemekte, üzerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmek
için inisiyatif almaktadır. Bugüne kadar örneği görülmemiş bir şekilde atak,
yönlendirici, uzlaştırıcı, arabulucu ve düzen sağlayıcı bir rol oynamaktadır.
Özellikle Ortadoğu’da arka arkaya yapılan girişimler büyük yankı uyandırmakta,
hem Batı dünyası hem de İslam alemi Türkiye’nin üstlendiği öncü rolüne destek
vermektedir. devamı...

YARATILIŞ GERÇEĞİNİ GÖSTEREN FOSİLLERİN OLUŞTURDUĞU BÜYÜK YANKI
Sayın Adnan Oktar'ın Yaratılış Atlası isimli dev eserinde, evirmi yıkan fosil
örneklerinin arka arkaya yer alması, fosillerin bu derece etkin olarak ilk defa
gündeme gelmesini sağlamıştır. Adnan Oktar'ın ilmi eserlerinde fosil örneklerini
bu şekilde kullanmaya başlamasından önce, evrimi geçersiz kılan bu kadar çok
fosil örneği olduğu halkın çoğunluğu tarafından bilinmemekteydi. Çünkü bu zamana
kadar kimse, fosil bulgularını bu derece açık ve net olarak ortaya koymamış,
halkı bu konuda böylesine kapsamlı bilgilendirmemişti.
devamı...

EVRİME YIKICI DARBEYİ ADNAN OKTAR'IN ESERLERİ VURMUŞTUR
Adnan Oktar'ın Darwinizm'in geçersizliğiyle ilgili hazırladığı eserlerin en
önemli özelliklerinden biri, çok çeşitli ispat ve delille konunun açıklanması,
bugüne kadar hiç anlatılmadığı şekilde çok yönlü olarak evrim teorisinin
çürütülmesidir. Bu eserlerde evrim teorisinin bilim dışı olduğu hiçbir açık
nokta kalmayacak şekilde anlatılmakta, reddedilmesi mümkün olmayan net ve somut
bulgular ortaya konulmaktadır. Üstelik bunun yanı sıra, her türlü teknoloji ve
yayın aracı kullanılarak bu gerçekler çok geniş kitlelere ulaştırılmaktadır.
Kitaplar, makaleler, kitaplardan hazırlanan belgesel filmler, ses dosyaları,
internet siteleri, konferanslar gibi yollarla çok fazla sayıda insana ulaşmak
yöntemi de, bugüne kadar hiç kimse tarafından bu derece yoğun olarak
kullanılmamıştır.
Bu nedenledir ki, bu eserler evrimciler tarafından büyük bir "endişeyle" takip
edilmekte, Sayın Adnan Oktar'ın yaptığı her ilmi çalışma ciddi yankı meydana
getirmektedir. Yapılan çalışmaların evrime ne kadar büyük darbe indirdiğinin
ölçüsü, evrimcilerin gösterdiği tepkiyle doğru orantılıdır.
devamı...


REUTERS: "YARATILIŞÇILIK-DARWIN İHTİLAFI TÜRKİYE'DEKİ MÜSLÜMANLARI DEĞİŞTİRDİ"
HARUN YAHYA, AMERİKALI YARATILIŞÇILARIN ANCAK HAYAL EDEBİLECEĞİ BİR ETKİYE SAHİP
Dünyanın en büyük haber ajanslarından biri olan İngiliz Reuters, 22 Kasım 2006
tarihindeTom Heneghan'ın bir yorumunu yayınladı (Reuters Haber ajansının
haberleri günde yaklaşık 1 milyar kişiye ulaşmaktadır). 'Yaratılışçılık Darwin
ihtilafı Türkiye'deki Müslümanları Değiştirdi' başlıklı haberde dünyaca tanınmış
yazar harun Yahya'nın evrim konulu çalışmalarına ve Türkiye'de evrim inancının
son yıllarda ne kadar gerilediğine yer verildi. Bu yorum aralarında ABD'nin en
önemli gazetesi olan Washington Post'un da yer aldığı çeşitli gazetelerde,
MSNBC, YahooNews, AolNews gibi dünyanın en çok ziyaret edilen haber sitelerinde
çok geniş yankı buldu. Yazıda yer alan yorumlardan bazıları ise şu şekildeydi:
devamı...

NICOLAS SARKOZY YARATILIŞI DESTEKLİYOR
Fransa'nın günlük gazetlerinden La Libération, 22 Nisan 2008 tarihli baskısında
"Antropolog Pascal Picq yaratılışçılığın güçlendiğini bildiriyor" başlıklı bir
habere yer verdi. 140.000 tirajlı gazetenin söz konusu haberinde, Fransa'da
yaratılışçılığın güçlenmesi ve Yaratılış Atlası'nın bu değişimle ilgili
etkisinden şöyle bahsedildi:
... Sarkozy'nin yaratılışçıların ve laiklik karşıtlarının söylemlerini
doğrulayan açıklamaları beni çok şaşırttı. Onlara göre 20. yüzyılın
kötülüklerinin sebebi insanların dinden uzaklaşmaları. Delil? Yaratıcısından
uzaklaşmış olan insan, Darwin'in teorisine bağlı olarak hareket eden bir hayvana
dönüştü. Eğer insanın bir aşağı hayvan türünden geldiği öğretilirse ve din
eğitimi verilmezse, bu bütün felaketlerin sebebi oluyor. Dolayısıyla eğitimden
evrim konusunu çıkartmak gerekir... Medya İslami yaratılışçı akımlardan pek
endişelenmiyordu. Ta ki Türk yazar Harun Yahya'ya ait olan Yaratılış Atlası
binlerce kişiye ulaşıncaya kadar. Tek bir hamlede tam bir panik gerçekleştirdi,
çünkü Müslüman bir ülkeden gelen bir kitap, gerçeklikler denizine adeta bir
tuğla gibi düştü. devamı...

BAV VE MDKV'NİN ÖNCÜLÜK ETTİĞİ "KAHRAMAN ORDUMUZA
DESTEK KAMPANYASI"NIN VESİLE OLDUKLAR
 |
Harun Yahya müstear ismiyle eserlerini kaleme alan Sayın Adnan Oktar'ın fahri
başkanlıklarını yürüttüğü Bilim Araştırma Vakfı ve Milli Değerleri Koruma
Vakfı'nın Haziran 2007 tarihinde başlattığı kampanya halkımızın rekor katılımı
ile sürüyor.
Ülkemizin günlük sorunlarına stratejik çözümler üretmek amacını taşıyan iki
vakfın ortak olarak yaptığı ve çeşitli gazetelerde ilanlarla duyurduğu "Kahraman
Ordu'muza bağış kampanyası" halkımızın ve sivil toplum kuruluşlarımızın
teveccühünü kazanmıştır. Nitekim 2007 yılının ikinci yarısından itibaren
Kahraman Ordumuz için yapılan bağışlarda rekor düzeyde bir artış olmuştur. Bu
konuda basında yer alan haberlerden bazılarını aşağıda görebilirsiniz:
devamı...
|

SAYIN ADNAN OKTAR'IN KARDEŞLİK VE BİRLİK ÇAĞRISININ, İSLAM ALEMİNDE YANKILARI
Sayın Adnan Oktar'ın açıklamalarında önemle üzerinde durduğu, kardeşlik, birlik,
ittifak çağrıları tüm Müslüman dünyasında büyük etki meydana getirmektedir.
İslam dünyasının önde gelenleri, son dönemlerde, sık sık bir araya gelmekte ve
bu toplantılarda İslam aleminin birlik olması gerektiğini söylemektedirler. Bu
liderlerin birlik çağrılarında dikkat çeken bir diğer husus ise, tıpkı Sayın
Adnan Oktar'ın vurguladığı gibi, itidalin, sevginin, hoşgörünün ön plana
çıkmasıdır.
Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinden yararlanılarak hazırlanan ilanlarda,
Türk-İslam Birliği'nin tesis edilmesi, tüm Müslümanların kardeş olduğu,
Türk-İslam Birliği'nin bir itidal ve sevgi birliği olacağı şöyle
açıklanmaktadır:
devamı...

TONY BLAIR'IN KATOLİK OLDUKTAN SONRA DİNİ TEŞVİK EDEN AÇIKLAMALARI
Ingiltere eski Başbakanı Tony Blair de, tıpkı Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas
Sarkozy gibi, Yaratılış Atlası'nın tüm dünyaya yayılmasından ve evrim teorisinin
kesin ve net delillerle çürütülmesinden sonra, Allah inancını sürekli olarak
teşvik etmiş ve açıklamalarında Allah'ı yüceltmiştir. Katolik olarak din
değiştiren Blair, daha önce açıklamalarında dini konulara yer vermezken,
Yaratılış Atlası'nın Yaratılış gerçeğini ilan etmesinden sonra, yaşamının geri
kalanını dini çalışmalara adayacağını açıkça belirtmiştir.
devamı...

|