|
FİKRİ MÜCADELE TERÖRÜ BİTİRİR

 |
TERÖRÜ EN ÇABUK YENİLGİYE UĞRATMANIN YOLU FİKRİ MÜCADELEDİR. FİKRİ MÜCADELEDE
YENİLEN TERÖR DURUR
- Komünist terör komünist ideolojiden kaynaklanmaktadır. Komünist ideolojiye
duyarsız kalmak, komünist teröre duyarsız kalmak anlamına gelmektedir. Bölücü
örgütün komünist ideolojisini örtbas etmek, anlamazlıktan gelmek, teröristleri
ve terörü örtbas etmek ve anlamazlıktan gelmek demektir.
- Marksist-Darwinist-Komünist felsefeyi desteklemek komünist bölücü örgütün
ideolojisini desteklemektir. Avrupa’daki sosyalist-Darwinist enternasyolin yüzde
95’i, ateist ve komünist olan bölücü terör örgütünü desteklemektedir. Çünkü aynı
felsefi inanca sahiptirler. Bu bağlantılara karşı yoğun kapsamlı tedbir
alınmalıdır.
|
- Allah’a inanmayan, komünist ideolojiye karşı ilmi mücadele şarttır.
Darwinist-marksist ideoloji yok olduğunda komünist terörün ideolojisi de yok
olacaktır. Komünist bölücülüğe karşı ilmi mücadele veren gönüllü teşekküllere
devlet desteği verilmeli, hareket kolaylığı sağlanmalıdır.
- Türkiye’de birçok Darwinist, sosyalist ve marksist, bölücü terör örgütünü
gizlice desteklemektedir. Örgütün dine ve Müslüman-milliyetçi inanca düşman
olması, Komünist Derin Devlet Çetesi’nin bu örgüte hayranlık duymasına sebep
olmaktadır. Devletin içine çöreklenmiş ve tamamı komünist-Darwinistlerden oluşan
Komünist Derin Devlet Çetesi kendini bölücü terör örgütü karşısında göstermekle
birlikte aslında tam anlamıyla örgüt yanlısıdır. Bunlar Türkiye’yi Doğu Komünist
Türkiye ve Batı Komünist Türkiye olarak ikiye ayırmak istemektedirler.
- Komünizm ile fikri mücadele bu tür habis odakları da yok edecektir.
Derinlerde gizlendikleri için ortaya çıkarılmamış olan bu odakların güçlerini
ellerinden almanın yolu, marksist, Darwinist komünist felsefe ile ilmi
mücadeledir.
Komünist Derin Devlet Çetesi, bölücü terör örgütünün fikri yapısı olan komünist
ideolojiyi ısrarla gözlerden gizlemeye çalışmaktadır. Bu karanlık güç,
“Türkiye’de komünizm mi var?”, “Komünizm çoktan bitti”, “Komünizm tehlike değil”
benzeri ifadeler kullanarak sinsi bir faaliyet yürütmektedir. Bölücü örgüt
hakkında ise “bunlar komünist değil”, “bunların komünizm ile Darwinizm ile
alakası yok” tarzında karşı propaganda yaparak halen sürdürülmekte olan
anti-komünist, anti-Darwinist, anti-materyalist faaliyeti durdurmaya
çalışmaktadır. Bu suretle bölücü terör örgütüne serbest faaliyet ortamı
sağlanmaktadır. Halen binlerce terör örgütü mensubu, ev ev, sokak sokak,
kahvehane kahvehane dolaşarak materyalist, komünist ve Darwinist propaganda
faaliyeti yapmaktadır. Bu sinsi propaganda karşısında, halkı bilgilendirme ve
uyarma konusundaki faaliyetler ise yetersiz kalmaktadır. Devletimiz, bölücü
örgüte karşı yürütülen fikri mücadeleye destek olmalı ve bu hayati konuya sahip
çıkmalıdır.
DOĞU’DA MASUM İNSANLARI KATLEDEN, ELİ KANLI ÖRGÜTÜN ATEİST VE KOMÜNİST
KİMLİĞİ HALKIMIZA ANLATILMALIDIR
Bölücü terör örgütü, her eylemi, her sloganı ve her bildirisiyle komünisttir.
Doğu insanımızın büyük bölümü ise dindardır. Dolayısıyla bölücü örgütün gerçek
hedeflerinin ve ateist yapısının anlaşılması, örgütün yok oluşuna vesile
olacaktır. Burada bir etnik hareket değil, komünist ve dinsiz bir hareket söz
konusudur.
Örgütün Marksist-Leninist bir yapıda olduğu çok açıktır. Örneğin bölücü örgütün
uzun yıllar kullandığı bayrağında komünizmin en bilinen simgesi olan orak-çekiç
motifinin yer alması konunun ispatı için yeterlidir. (Bu amblemin daha sonra
değiştirilmesinin sebebi strateji ve taktik değişikliğinden ibarettir. Örgüt,
komünist ideolojiden asla vazgeçmemiştir.)
Örgütün kuruluş kongresinde yer alan ve örgütün internet sitesinde yayınlanan
ifadeler son derece açıktır:
“MARKSİST-LENİNİST TEORİ ÇOK İYİ ÖZÜMSENMELİDİR. Önder kadrolar sık sık
Marksizm’e müracaat etmeli, Marksizm’in uygulanmasını başlangıç şekli yapmak
için bu öğretiyi gerçekten özümsemeliler. ...Biz SOSYALİZMİ SİYASAL SORUNUN
ÇÖZÜMLENMESİNDE DAHA ÇOK BİR EYLEM KILAVUZU OLARAK ELE ALACAĞIZ. Mutlaka böyle
bir öğretinin temsilcisi olarak, böyle bir öğretinin savunucusu olarak, bunun en
önemli koşulu olarak bulunulan ülkenin siyasal iktidar meselesine uygulayarak,
mevcut iktidarı parçalamada bir araç olarak, bir eylem kılavuzu olarak
kullanarak üzerimize düşeni yapacağız.”
Bölücü örgütün elebaşının, 13. kuruluş yıldönümü mesajından:
"Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı" diyenlere en iyi cevap olarak, ‘tam
tersine, SOSYALİZMİN EN GÜÇLÜSÜ, EN DOĞRUSU, EN YÜCESİ PKK'DE GERÇEKLEŞMİŞTİR’
diyoruz."
Bölücü örgütün elebaşının 1 Mayıs 1982 tarihli konuşmasından:
“Ama şunu iyi bilmeliyiz ki, Kürdistan tarihi bugün çağa ulaşmak istiyorsa,
tamamıyla işçi sınıfı gerçeğine dayanmak zorundadır. Ne kadar elverişsiz
koşulları yaşarsa yaşasın, işçi sınıfının objektif gücüne ve onun eylem kılavuzu
olan bilimine, MARKSİZM-LENINİZM’E DAYANMAK ZORUNDADIR VE DİKKAT EDİLİRSE BİZİM
VARLIK NEDENİMİZ TÜMÜYLE BU GERÇEK ETRAFINDA OLUŞMUŞTUR. ...Eğer o aşiret
duvarları, o feodal çitler aşılmasaydı, MODERN DÜŞÜNCE, EN DEVRİMCİ DÜŞÜNCE OLAN
MARKSİZM-LENINİZM kafalarımıza sıçramayacaktı, onun için zemin bulamayacaktı.”
Bölücü örgütün elebaşının yazdığı kitaplardaki aşağıdaki ifadeleri de örgütün
komünist olduğunun net birer delilidir:
“PKK, Marksizm-Leninizm geleneğine uygun bir gelişme yaşamıştır. Bundan sonrası
açık ki etle tırnak gibi birbirinden ayrılmayan bu miras üzerine
şekillenecektir.” (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı, s.78)
“Lenin 1900’de ne ise ben de 21. yüzyıl sosyalizmini temsil ediyorum, reel
sosyalizmle savaşarak, emperyalizmle savaşarak yeni sosyalizmi inşaa ediyorum.”
(Özgür Yaşamla Diyaloglar, s. 201)
Partimizin Merkez Komitesi üyesi ve kurucularından olan DEĞERLİ KOMÜNİST Mazlum
Doğan yoldaş... Halkın engin değerlerini SAĞLAM VE AYDINLANMIŞ KOMÜNİST
KİŞİLİKLE BİRLEŞTİREN BU YOLDAŞIMIZ... (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı,
İstanbul, Mart 2004, s.43)
Bölücü örgütün elebaşı, marksizm ve leninizmi “soylu düşünce sistemi”, “soylu
bilim” gibi tabirlerle övmektedir:
Kapitalist-emperyalist sistem ve onun en zorba yönetim biçimi olan faşizm,
halklarda böylesine soylu bir isyan ve bu isyana yol gösteren MARKSİZM-LENİNİZM
GİBİ SOYLU BİR DÜŞÜNCE SİSTEMİNE yol açmıştır. (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı,
İstanbul, Mart 2004, s.22)
MARKSIZIM-LENİNİZM ADLI SOYLU BİLİME dayanmaktan başka az bir olanağı olan bu
insanlar... (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s. 39)
BÖLÜCÜ TERÖR ELEBAŞI, KOMÜNİST LİDERLERİ ÖVMEKTEDİR
“İşte PROLETARYANIN KAHRAMANLARI MARKS VE ENGELS. İşte onun TEORİK, SİYASAL
DAHİSİ LENİN ve yine ONUN PRATİK USTALARI STALİN, HO CHİ MİNH VE MAO. Ve
bunların önderliğinde yürüyen birçok ulusal ve enternasyonalist kahraman.
İnsanlığın özgürlük bilincini ayaklandıran, örgütlendiren ve halk ordusu denilen
orduları ortaya çıkaran bu büyük kahramanların insanlık tarihindeki yeri
gerçekten büyüktür.” (Kürdistan’da Halk Kahramanlığı, İstanbul, Mart 2004, s.87)
BÖLÜCÜ ÖRGÜTÜN ELEBAŞININ EVRİM TEORİSİNİ SAVUNAN BAZI DARWINİST İZAHLARI
Bölücü örgütün elebaşı, her komünist gibi Darwinizm’i mutlak bir gerçek olarak
benimsemiş, örgütün tüm ideolojik alt yapısını bu bilimdışı aldatmaca üzerine
bina etmiştir.
- lkel komünal topluluk dönemi, İNSANLIĞIN HAYVANLAR ALEMİNDEN KOPARAK tarih
sahnesine çıktığı, son derece geri üretim güçleri ve bu temelde şekillenmiş
basit üretim ilişkilerinin hüküm sürdüğü bir aşamayı ifade eder. (Kürt Hümanizmi
ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.25)
- Başlangıçta insanın kendine yakın hayvan türlerinden pek farkı yoktur. Doğada
hazır bulduklarını yer, ağaçlar üzerinde ve kavuklarda örgütsüz bir şekilde
barınır. Ama düşünme ve konuşma yetisini kazanmasıyla birlikte, yiyecek
toplamada, DİĞER HAYVANLARA karşı kendini savunmada, doğal afetlere karşı
kendini korumada, bazı ilkel taş araçları geliştirmek ve hemcinsleriyle
dayanışma içine girmek kaçınılmaz olur. Bu aşamaya kadar, HAYVANLAR ARASINDA
GEÇERLİ OLAN; BİYOLOJİNİN EVRİMLER KANUNU hüküm sürmektedir. (Kürt Hümanizmi ve
Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.13)
HAYVANIN EN İLERİ SOSYALLEŞMİŞ BİÇİMİ İNSANDIR. En vahşi hayvandır insan, en
acımasız hayvandır. (Kürt Hümanizmi ve Yeni İnsan, İstanbul, Nisan 2001, s.106)
TERÖRİST ELEBAŞININ ALLAH VE DİN HAKKINDAKİ BAZI İFADELERİ
(YÜCE ALLAH’I TENZİH EDERİZ)
Aşağıdaki alıntılar, bölücü örgütün elebaşının kitaplarından alınmış, bizzat
kendisine ait ifadelerdir. Bu ifadelerin tümü, bu kişinin ateist olduğunu ve
İslam’ı kendi sığ materyalist anlayışıyla yorumladığını ortaya koymaktadır:
- Lise dönemlerinde büyük felsefik bunalımı yaşadım. Tanrı ile savaşı verdim, bu
savaştan başarı ile çıktıktan sonra yarı Tanrı oldum. (Özgür Yaşamla Diyaloglar,
Ekim 2002, s. 257)
- Tek tanrılı din ideolojileri, baştan sona siyaset ideolojileridir. Dini söylem,
Allah, peygamber ve melek gibi kavramlar dönemin siyasi literatürüdür. (Sümer
Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 204)
- Allah bir nevi ortaçağın feodal manifestosudur, temel yasası ve bildirgesidir.
(Sümer Rahip Devletinden Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 313)
- Namazın kendisi de genel anlamda bir tiyatrodur. (Sümer Rahip Devletinden
Demokratik Uygarlığa, Cilt 1, Aralık 2001, s. 354)

Harun Yahya Külliyatı, “Süper Güç Türkiye” idealine ulaşılması yolunda –Allah’ın
izniyle- önemli bir vesile olacaktır.
Adnan Oktar’ın, Harun Yahya müstear ismi ile kaleme aldığı kitaplara ve
bunlardan yararlanılarak hazırlanan belgesellere, www.HarunYahya.org,
www.HarunYahya.net ve www.HarunYahya.com adreslerinden ücretsiz olarak
ulaşabilir veya bunları Global Yayıncılık’ın 0212 444 444 1 no’lu telefonundan
temin edebilirsiniz.

|